MEHTER SAZLARI

1

ZURNA 11

Asya Türklerinin en eski nefesli sazlarındandır. Bu sazın kaynağı hakkında çok tartışmalar olmakla bir­likte sözcüğün "Surnamak" mastarından geldiği genellikle kabul ediliyor. Bu mastar Çağatay, Yakut, Al­tay, Teleut, Şor, Kırgız, Karaim lehçelerinde ötmek, şarkı söylemek, inlemek, ilahi söylemek, bayram etmek gibi birbirine benzeyen anlamlara gelir. Bu isim Ermenice'ye, Sırp ve Hırvatça'ya, Rusça ve Farsça'ya da hemen hemen aynen girmiştir. Zurna ağaçtan yapılmış olan altı geniş, üstü dar bir borudur. Ucuna kamış, “sipsi” takılarak çalınır.

1 1En iyisi erik ağacından yapılmış olanıdır. Kaba ve Cura Zurna olmak üzere iki türdür. Zurna­nın ses genişliği "Kaba Çargâh" ile"Tiz Hüseyni" arasını kapsar. Eğer iyi kullanılırsa her tür per­deyi icra etmek ve her eseri çalmak imkânı vardır. Zurna çalanlara "Zurnazen" denir.

BORU

Eski kaynaklarda "Borı, Borgay" adları ile anılır ki, "Bur­gü, Burgu" gibi köklerden gelir. Araplar buna da "Nefir" de­miştir. Başlangıçta ağaç kabuğundan, sonraları Bakır ya da Pirinç levhalar bükülerek yapılmıştır.

11

Alpaslan'ın buluşu olduğu hakkında söylentiler vardır. Boynu eğri olan bu nefesli saz "Nay-i; Türkî" adı ile de anılmıştır. Bunlar asıl icraya katılmaz, belli perdeleri gösterir ya da "Dem" tutarlardı. Bir de bunun "Göç Borusu" adını alan başka bir şekli vardı. "Zurnada peşrev olmaz" deyimi Boru için söylenmiş olsa gerektir.

11

DAVUL

Tavıl, Tabıl, Köbürge, Tabı gibi isimlerle anılmıştır. Türklerin kullandığı en eski vurmalı sazlardandır. Söz­cüğün kökeni yine eski Türk lehçelerine dayanır. Davul, bilindiği gibi ağaçtan yapılmış kasnakların iki tarafı­na gerilmiş derinin, germe bağları ile gerginleştirilmesi sonucu elde edilir. Mehter Musikisi'nde en güçlü ve en iyi usul vurma sazıdır. Sağ elde bulunan çomak ve sol elde bulunan ince bir çubukla çalınır. Ritmin güçlü ve zayıf darplarını bunlar elirtir. Eskiden Davul çok değişik amaçlara yönelik özel şekillerde çalınır­dı: Tabı-ı Beşaret, Tabı-ı Asayiş, Tabı-ı Cengi, Ceng-i Harbi Tabılları, yangın davulu…

NAKKARE

11

Bu sazı çalanlara "Nakkarezen" denirdi. Üzerine deri gerilmiş iki bakır kâseden oluşur.
Önceleri yerde bağdaş kurularak çalınan nakkare yürüyüş halinde bele bağlanmış, günümüzde ise göğse dayalı olarak çalınmaktadır. Ana usulün usul aralarını doldurur, ezgiye canlılık katar.

ZİL11

Tam daire şeklinde bakır ve kalay karışımından dövülerek yapılan keskin sesli usul vuran müzik aletidir. Türkiye’de üretilen dünyanın en iyi zilleri birçok ülkede “Cymbal Türk” diye tanınır. Zil, yatık ve dik olarak çalınır.

KÖS1

1Bakır büyük bir kâse ile üzerine gerilmiş deriden oluşan iki tahta tokmak ile çalınan müzik aletidir. Farklı büyüklüklerde yapılan kösler; at kösü, deve kösü, fil kösü olarak adlandırılır. Savaşların en önemli müzik aletlerindendir. Osmanlı ordusunun çaldıran seferine 500 kös ile gittiği bilinmektedir.

ÇEVGEN1

1 Pirinç veya sarıdan yapılmış bir hilalin etrafına tutturulmuş küçük çıngıraklardır; bunlar gümüşten veya pirinçtenyapılmıştır. Sapından tutularak aşağı-yukarı hareket ettirilmek suretiyle bir birine çarptırılan bu çıngıraklar ahenkli i sesler çıkartır. Çalınışı ustalık isteyen bu sazı çalanlara "Çevgani" denirdi. Fasıl sırasında yeri geldikçe "Ala Hey!" nidalarıyla bağıran çevganilerin mehtere 18. yy sonlarına doğru dâhil edildikleri sanılmaktadır.

Bu bilgiler Askeri Müze ve Kültür Sitesi komutanlığından alınmıştır.